KELLİM KELLİM LA YENFA

KELLİM KELLİM LA YENFA
13 Ağustos 2020

Yazacak çok şey, gezilecek çok yer, altı çizilecek çok konu var.

Gündem mecrasını, kanalını çoktan aştı.

Ezberlerimiz, itiyatlarımız, bildiğimizi sandıklarımız acemi kaldı.

Bilgimiz, kültürümüz, edebiyatımız; başa gelenle, başa çıkamaz hale geldi.   

Çok bilginin bir işe yaramadığı dünyanın taştan kalbine, kül gibi savruluyoruz.

Her dalgada içerlere, daha derinlere çekiliyor her bir tozumuz.

Tadımız tuzumuz yok.

Necip Çarıkçı bile daha bir yılı varken; olağan dışı çekildi.

Bundan böyle “önceki” diye anılacak.

Artık!

Okumanın da, gezmenin de işe yaramadığı bir acun’da yaşıyoruz.

Her şey elimizin altında,

Her şey ayaklar altında.

XXX

Dünyaya bir haller oldu.

Mesela;

ABD’yi, Trump gibi bir adam yönetiyor.

Covit-19 kimsenin umurunda değil.

O kadar sosyal, cana yakın, samimi ve o kadar muhabbet düşkünüymüşüz ki..

Sosyal mesafe dedikçe!

İnadına bir yakınlaşma psikolojisi benliğimizi sarıp sarmalıyor.

İnatçı, aykırı ve savaşçı bir milletiz.

Öleceksek hep beraber ölelim;

Hep beraber hasta olalım derdinde miyiz neyiz.

Yazımla bağı yok amma.!

Yıldız Tilbe; hastayım sana şarkısının nakaratında itiraf ediyor işte!

“Harca hiç korkma

Hastayım sana dermansızım

Başkayım sana, sana arsızım”

Şu korona illeti bi bitsin  o zaman göreceğim sosyal mesafeye, mesafeli duranları.

Sosyal mesafe koyduğum bir mühim konu da İstanbul sözleşmesi.

Bu mevzuya takılı kalıp; plağı çizilenlere söylüyorum.

Salacak’tan, gün batımı Kız Kulesine doğru bir temaşa zihin açıcı olabilir.

Şimdi!!!

Bütün sözleşmelere sırtınızı dönebilirsiniz.

XXX

Doğal olan gölleri seviyorum.

Onların yeri çok ama çok ayrıdır bende.

Göletlerin durumu ve durumundan önceki hallerini hepimiz biliyoruz.

Kuruldukları yerler; önceleri kuraktı, susuzdu.

Sonra su ve balıkla tanıştı göletler.

Biri var ki, dünyalar değer.

Taşlıyayla Göletinin fikir babasının sadece kulakları çınlasın bana yeter.

Abant’ın yedi katı büyüklüğündeki Seben Taşlıyayla Göleti elime doğdu sayılır.

Okuyor, haberdar oluyorum.

Seben Taşlıyayla Göleti de suya sabuna dokunmadan çekiliyormuş.

Benim gibi!!

Balıklar tek tek bana geliyor ve soruyorlar mutasyon nasıl bir şey!

Biz de uğrayalım mı diye; başımın etini yiyorlar.

Onlara akciğer ile solunumun güçlüklerini anlatıyorum bütün gece.

Covit-19’un akciğerlere aş erdiğini fısıldıyorum.

Balık kalın diyorum.

Balıkların hafızaları yerli yerinde!!

Soruyorlar; suların çekilince, sen ne yaptın..

“İnsan kaldım ve insan gibi havayı soludum” diye kestiriyorum.

Seben Taşlıyayla Gölet’inin uluslararası turizm, spor ve sportif balıkçılık üzerinden dünya markası olması varken..

Teknoloji ve bağlısı elektrik üretimi için sularının çekiliyor, çok önce mera, sonra göl yatağı olan alanların balçık, yaylaların kokudan geçilmeyecek olmasını aklım almıyor.

Kar edelim derken yine zarar mı ediyoruz nedir.

XXX

Yazımı yazarken; şimdi ve şu an itibariyle!!

Bolu şehrinde en muteber, en güvenilir, açık ara toplumu ve tüm kesimleri kucaklayan, içinde her renkten insanı ortak bir paydada birleştiren kurum hangisidir diye bir soru yöneltseler.

Boluspor diye kestirip atarım.

Yani!

Boluspor der, bırakırım.

Çok bilmiş görünmek tarzım değildir.

Çok bilmişlik taslayanlardan da haz etmem.

Ve Fakat..

“Boluspor Başkanlığına Adayım” yazımın etkisi büyük olmuş.  

Ne demek istediğim anlaşılmış.

Her görüşe mensup, işten, güçten anlayan, heyecanlı, öğrenmeye meyilli, tecrübeli, liyakatlı insanlardan mürekkep yönetim takdirimi aldı.

Bu kadar övgüyü şimdilik; şahsen ve gıyaben tanıdıklarım için söylüyorum.

Yönetimdeki isimleri derleyip toparlayanlar çok stratejik çalışmışlar.

Yönetim de Ak Parti, CHP, MHP ve İyi Parti görüşünde olanlar, üyeler, hatta parti teşkilatlarında faal olanlar var.

Dilerim, meşhur slogan deyim böylece tezahür eder.

“Ne sağcıyız ne solcu futbolcuyuz futbolcu”

Her renkten koca koca adamların, zihin açıklığı sunan birliktelikleri, kırmızı ve beyaz renkte buluşmaları güzel olmuş.

Burada ayrı bir parantez açmam gerekecek!

Jimnastik Fedrasyonu Başkanı Suat Çelen’in yönetimde yer alması çok kıymetli olmuş.

Başkan Vekili ve Profesyonel Futbol Şube Sorumlusu Oğuzhan Özçelik ise hem kişilik hem beyefendilik, hem de genç yaşına rağmen olgun kişiliği ile kulübe büyük değer katacaktır.

Benim için en mühim mesele alt yapı meselesi ve tabii Başkan Yardımcısı Nejat Öztürk’ün performansı.

Başkan Yardımcısı ve Basın Tanıtım Sorumlusu Serdar Yıldız’ın bilgi birikimini biliyor ve pratiğe yansıtacağı güzel hareketleri heyecanla bekliyorum.

Velhasıl;

Boluspor çatısı altında güzel bir parti(yönetim) kurulmuş, kongrede teklif edilen yeni üyeler onaylanmış.

Üye meselesi en mühim kısım.

Nasıl mı?

XXX

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan gündemden düşmüyor.

Ya kapısından giriyor, ya bacasından gündemin!

Başkan Özcan, bu kez Gazete Bolu’nun haberine konu olmuş…

AK Parti Bolu İl Başkanlığı tarafından kendisine ait cep telefonuna üye olması için davet mesajı geldiğini söylüyor.

Ve ekliyor;

*_Hem Bolu Belediye Başkanının iş yapmadığını söylüyorsunuz hem de iş yapmadığını düşündüğünüz birini partinize üye olması konusunda davet ediyorsunuz.

*_AK Parti'nin kapıları bana kapalıdır.

*_Ellerinde çiçeklerle, çikolatalarla gelseler bile AK Parti’ye üye olmam”

Yazı ağıma akıllı sorular takılıyor.

1_Ak Parti, Boluspor kongresini ve yönetimini baz alarak hareket etmiş ve farklı renklerin buluşmasını fazla abartmış olabilir mi?

2_Siyasi bir şakayı veya sehven bir yanlışı Belediye Başkanı Tanju Özcan fazla ciddiye almış olabilir mi?

3_Ak Parti, ne güzel başkan diye iltifat ettikten sonra, hadi şimdi üye yapalım teklifine cevabı ne olur.

4_Ak Partinin kapıları bana kapalı” sadece bu cümle tek başına iki manaya da açık. Kapıları kapatan kim.?

5_“Ellerinde çiçeklerle, çikolatalarla gelseler bile Ak Partiye üye olmam” Başkan ne umuyor veya ne bekliyor.  

Ama en çok merak ettiğim soruyu şuraya bırakıyorum.

6_Muharrem İnce’ye dün olduğu gibi bugün de destek verecek mi? kurulması muhtemel partiye üye olacak mı?

XXX

Kellim kellim la yenfa..

Ne desem, boş.

Bu yazıdan sonra, yapılacak bir iş daha var.

Sahibinin sesinden gramofonuma bir taş plak koymak.

Şarkı şöyle başlıyor!

“Gamzedeyim deva bulmam”

Güzel parça!

 

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Mustafa Nuri GÜRSOY yazıları

Yazarlar

Son yorumlar

Bu hafta en çok okunanlar

Video Haberler

BUGÜN MANŞETTE ONLAR VARDUMANTEPE’DE 23 NİSAN COŞKUSUALG PATLAMASI! GÖLÜN RENGİ DEĞİŞTİGÖKYÜZÜNDEKİ BU GÖRÜNTÜ BÜYÜK PANİK YAŞATTI